Türkiye’de Uyku Apnesi: Görünmeyen Tehlike
Her yıl 3 Haziran’da kutlanan Dünya Uyku Apnesi Günü, bireylerin bu sinsi hastalık hakkında bilinçlenmesini sağlamak amacıyla düzenlenir. Uyku apnesi, uyku sırasında solunumun tekrar tekrar durmasıyla karakterize horlama ile kendini gösteren ciddi bir uyku bozukluğudur. Bu durum, vücudun yeterince oksijen alamamasına ve kişinin gece boyunca defalarca uyanmasına neden olur. Genellikle kişi bu uyanmaları fark etmez ancak sabahları yorgun kalkar. Horlama, tanıklı apne, yorgun uyanma, sabah baş ağrısı olması, göğüste atipik ağrılar, uykunun sık devamlı bölünmesi, dikkatte azalma en sık bulgulardandır. Tansiyonunuz diyete ve düzenli ilaç almanıza rağmen kontrol altına alınamıyorsa mutlaka uykunuzu gözden geçirmeniz gerekir. Dirençli yüksek tansiyonların, büyük kısmına uyku apnesi eşlik etmektedir. Gece ortaya çıkan kalp ritim sorunlarında gene uyku apnesine bağlı oksijen düşmelerinin rolü olmaktadır. Astım hastaları düzenli ilaçlarını kullansalar bile gece nefes darlığı, boğulma hissi yaşıyorlarsa mutlak uyku doktoruna başvurmaları gerekmektedir.
Türkiye’de uyku apnesi, giderek artan bir halk sağlığı sorunu haline gelmiştir. Çeşitli çalışmalara göre: yetişkin erkeklerde görülme sıklığı %5–10, kadınlarda ise %3–7 arasındadır. 60 yaş üzerindeki bireylerde oran %20’yi geçebilir. Obez bireylerde risk 4 kat artmaktadır. Anatomik olarak kısa kalın boyun yapısı, genetik yatkınlık, alerjik gibi nedenlerle burun etlerinde şişme, büyük genişlemiş bademcik geniz eti olması sıklığını arttırmaktadır.
Uyku apnesi, sadece uyku kalitesini bozmakla kalmaz; aynı zamanda birçok sistemik hastalığın hem gelişimini hem ilerlemesine yol açmaktadır. Gündüz yorgunluk ve uyku haline yol açarak trafik kazaları, iş kazaları, okul başarısında düşüş gibi sonuçlara yol açabilir.
Sistemik Etkileri ve Tehlikeleri
|
Sistemik Etki |
Açıklama |
|
Hipertansiyon |
OSA hastalarının %50’sinde görülür. Tedavi edilmediğinde dirençli hipertansiyon gelişebilir. |
|
Kalp Yetmezliği |
Apne nöbetleri sırasında kalbin oksijenlenmesi bozulur. |
|
İnme (Felç) |
Risk 2–3 kat artar. |
|
Tip 2 Diyabet |
İnsülin direnciyle ilişkilidir. |
|
Depresyon ve Anksiyete |
Kalitesiz uyku, nörokimyasal dengeyi bozar. |
|
Trafik Kazaları |
Uykululuk nedeniyle sürücülerde refleks azalır, dikkat dağılır. |
Tedavi Yöntemleri
|
Yöntem |
Açıklama |
|
CPAP cihazı |
En yaygın tedavidir. Uyurken pozitif hava basıncı sağlar. Maske ile uygulanır. |
|
Ağız içi aparatlar |
Hafif-orta şiddetli olgularda kullanılır. |
|
Cerrahi müdahale |
Burun septumu, bademcik, damak sarkmaları için yapılabilir. |
|
Yaşam tarzı değişiklikleri |
Kilo verme, sigarayı bırakma, alkolü azaltma gibi alışkanlıkların değiştirilmesini içerir. |
NELER YAPABİLİRİZ ?— ÖNERİLER
Uyku apne tanısı uyku laboratuarlarında yapılan uyku testi “polisomnografi” ile konmaktadır. Derneğimizin kurulduğu yıllarda çok az sayıda uyku bozuklukları merkezi varken, UYKUDER olarak yetiştirdiğimiz pek çok güçlü akademisyen, hekim ve teknisyen sayesinde uyku laboratuarları hızla artmaktadır. Ülkemizin dört bir yanında devamlı yapılan eğitim faaliyetleri, akreditasyon çalışmaları ile Türkiye genelinde bugün yaklaşık 100 den fazla uyku laboratuvarı aktif olarak çalışmaktadır. Ancak uyku laboratuvarı sayısı büyük şehirlerde yoğunlaşmış durumdadır ve birçok merkez, halen hasta yüküne göre yetersiz kalmaktadır. Randevu sıraları 6 ay ile 1 yılı bulabilmektedir. Derneğimiz online toplantılarla, kurslar ve webinarlar ile hem hasta hem laboratuar hizmet kalitesinin artması için çalışmaya devam etmektedir. Uyku apnesi tedavisinde altın standart maske (PAP- basınçlı havayolu tedavisi) olmaktadır. Maske tedavisi başarısı yüksek olmakla beraber, tedaviye uyum sınırlı olmaktadır. Cihaz kalitesinin, standardizasyonunun yükseltilmesi önemlidir. Bunun dışında alternatif tedavilerin sunulması, diş hekimliğince yapılan ağız içi araç tedavilerinin SGK geri ödeme kapsamına alınması gerekmektedir.
Bireysel Düzeyde:
- Kilonuzu kontrol altında tutun. Nefes borusu çevresinde yağ yastıkçıkları arttıkça, horlama şiddetlenmekte, apneye yatkınlık artmaktadır.
- Horlama ve uykuda nefes durması fark ediliyorsa doktora başvurun.
- Sigarayı ve alkolü bırakın. Sigar üst hava yollarında yangıyı artırarak ödem yapar ve havayolu çapını darltmaktadır. Alkol ise üst havayollarını açık tutan kas tonusunu olumsuz etkilemektedir.
- Uyuma pozisyonunuzu (yan yatış) iyileştirin.
- Gün içinde uyku ihtiyacını sorgulayın.
- Ağır akşam yemeklerinden kaçının, yemek yedikten sonra en az iki saat geçmeden uyumamaya çalışın.
Sağlık Sistemi Düzeyinde:
- Yoğun mesai gerektiren ve gece vardiyalı çalışma düzeni nedeni ile uyku laboratuar çalışanlarının, teknisyenlerinin şartları iyileştirilmeli
- Aile hekimlerine yönelik eğitim programları düzenlenmeli.
- Uyku bozuklukları daha yaygın taranmalı.
- Uyku laboratuvarlarının erişilebilirliği artırılmalı.
- SGK kapsamında CPAP cihazı desteği, Diş hekimliği bazında ağız içi araç tedavisi, horlama aparey desteği güçlendirilmelidir